Alfisti Turkey
Alfisti Turkey

Gönderen Konu: Alfa Romeo Proteò; Rafine Bir Coupe veya Cabrio  (Okunma sayısı 509 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

admin

  • Amministratore
  • İleti: 5.708
    • Çevrimdışı
Alfa Romeo Proteò; Rafine Bir Coupe veya Cabrio
« : 22 Nisan 2019, 14:55:10 »


Kaybolan bir tavana sahip olmak aslında yeni bir şey değil ve tarihte açılan sert tavanlar mevcut idi, doksanların ortasında da Mercedes SLK veya Peugeot 206 CC gibi sert tavanı açılan modeller de mevcut olsa Alfa Romeo Proteò konseptindeki kullanım şekli yeni idi. Bu şekil 1991 yılındaki Cenevre otomobil fuarında sergilendi. 2 kişilik oturuma sahip olan otomobilin cam tavanı, koltuklarında arkasında kayboluyordu.

Alfetta GTV'den sonra uzunca bir süre bir Coupe fikri üzerinde duruluyordu ve bu görev için de Walter de Silva yönetimindeki Centro Stile yetkili kılınmıştı. Teknik alt yapı olarak 164'ünkisi seçilirken araç genel olarak yaklaşık 20 cm kısaltılarak 4,45 seviyesine getirildi (Admin'in Notu: 164 Super'e göre). Bu sayede daha sert bir yapılsal sağlamlığa ulaşıldı. Motor olarak ise 3,0 litrelik V6 motor kullanılmış ve gücü 260 BG'ye yükseltilmiş.

Aracın tasarımında "minimal" davranılmış. Burada özellikle "Scudetto"nun küçük yapısı göze batarken motor kaputu ile olan çizgisel bütünlüğü dikkat çekiyor. Dikkat çeken diğer özellik ise far tasarımında kullanılan 3 yuvarlak delik, ki bu tasarım anlayışı daha sonra Spider (1994) ve GTV (1995)'te de kullanılmıştı.

Aracın tavanı 3 parçaya ayrılarak arkada tamamen "kaybolabiliyordu". Bu o zamanlar için bir "Wow- Effekt"ini garanti ediyordu. Tavanın bu özelliği yanında teknik anlamdaki bir çözüm de yine aracın özel olmasını sağlıyordu. Göze batan teknik çözüm, Steyer-Puch ile beraber geliştirilen dört tekerden çekiş sistemi idi ve buna "Viscomatic" deniyordu.

Sisteme ait elektronik beyin aynı zamanda aracın farklı elektronik kontrol sistemleri (Motronic beyni ve ABS) ile beraber çalışarak çok daha fazla parametreyi kontrol edebiliyordu. Bunlar aracın hızı, anlık uygulanan momentum (tork), tekerlerin dönüş açısı ve ön ile arka aks arasındaki çekiş farklılığı idi. Tüm bu parametreler dikkate alınarak ön ve arka aks arasında verimli ve doğru bir tork dağılımı amaçlanıyordu.

Bu teknik sisteminde önde serbest çalışan bir diferansiyel ile arkadaki kendinden kilitli diferansiyel ile bütünleşik çalışıyordu. Arkadaki Torsen tipi kilitli diferansiyel de her iki teker arasındaki en uygun torku hesaplayarak tekerler arasında dağıtarak en iyi çekişe ulaşılmasını sağlıyordu. Bir piston Viscomatic lamelleri arasındaki mesafeyi ve içerideki sürtünmeyi ayarlayarak sistemin doğru çalışmasını sağlıyordu. Bu karmaşık sistem daha sonra 1993 yılında Alfa Romeo 164 Q4'te de kullanılmaya başlanmıştı.

Bu aracın, planlar o yönde idi, yıllık olarak 2.000 adet ile sınırlandırılmış bir üretimi olacaktı, ancak ne yazık ki sadece 3 adet üretilmişti. Bu araçlardan biri Arese'deki müzede yerini alırkediğer ikisi test ve araştırma ile geliştirme amacı ile Balocco'ya gönderilmişti.

Ve gelelim Alfa Romeo açısından gerçekleşen duruma;

Projenin başlamasına bir kaç gün kala üst yönetim tarafından proje durduruldu. Üst yönetim bu projenin rentabel (karlı ve verimli) olmayacağını düşündüğünden bu güzel Coupe/Cabrio'nun batmasınan neden oldu. Yine de bu araçta kullanılan kimi teknik sistemler 164'te kullanılabildi. Ayrıca bu modelin özel rengi, ki klasik Alfa Kırmızısı'ndan farklı idi, bir kaç yıl boyunca "Rosso Pro" adı ile ücreti karşılığında listelerde yerini almıştı.
« Son Düzenleme: 19 Haziran 2019, 23:18:33 Gönderen: Gouki »
:alfisti:

Lütfen forumda arama yapmadan yeni konu başlatmayın.