Alfisti Turkey
Alfisti Turkey

Gönderen Konu: 147 alacak olanlar için klavuz  (Okunma sayısı 2380 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

agucba

  • Amministratore
  • İleti: 8.702
    • Çevrimdışı
147 alacak olanlar için klavuz
« : 15 Mart 2009, 00:09:39 »
Alfa 147, ilerleyen yaşı ile birlikte kullanılmış otomobil pazarında gün geçtikçe ilgili çekmeye başlamakla birlikte, özellikle 5 rakamlı Euro (Almanya için geçerli) değeri sınırının da altına düşünce daha aranılır oldu. Aşağıda yazılmış olan metin, muhtemel alıcılara yol göstermeyi amaçlamakla birlikte, alıcılara aracın zayıf yönleri, model tarihi ve tekniği hakkında da bilgi veriyor.

Teknik Alt Yapı
Alfa 147, Alfa Romeo içerisindeki sözlükte Typ 937 olarak tanımlanmakta, aynı GT gibi (bir çok kişi hala GT?yi 156?nın Coupé?si olarak görmekte). Bu sebeple yazılmış olan bir çok başlığı GT ve Alfa 156 (Typ 932)?ya uyarlayabilme durumu var. Çünkü her üç model genel olarak aynı teknik alt yapıya sahip.

Öncü Model
145/146?nın devam modeli olarak Alfa 147, 2000 yılında Torino Fuarı?nda tanıtıldı. Almanya?da piyasaya sürülmesi 3 kapılı versiyonu ile Ocak 2001?de gerçekleşirken, 156 stilindeki gizli arka kapıları ile 5 kapılı versiyon ise Mayıs 2001?de piyasaya sürüldü.

Karoseri?de kullanılan bazı stiller Alfa Romeo?nun tarihinden izler taşırken, retro tasarım anlayışına da kurban gitmedi. Bu extravagant tasarımın tabi ki olumsuz yanları da var. Bunlar kısmen dar iç hacim, özellikle arka koltuk sırasında ve bagaj hacmi (275 litre) olarak. 147?nin makyajlı versiyonu ile birlikte bagajda kullanılan Tire-Fit-System sayesinde bagaj hacmi 292 litreye çıkmış oldu.

Geçen zaman içerisinde 147, 2 kez makyaj görmüş oldu. Buna göre modeller aşağıdaki gibi tanımlanmakta:
?   Facelift olmadan: Seri 1 (2000?dan itibaren)
?   Facelift 1: Seri 2 (2004?den itibaren)
?   Facelift 2: Seri 3 (ab 2006/07?den itibaren)

Seri 1 karoserisinin zarif tasarımı ile güzel tasarımlı iç mekanı sadece müşterileri cezp etmezken, otomobil basınından da takdir görmüş oldu (Altın Direksiyon Ödülü 2001). İlk çıkışta 3 benzinli (105?den 150 BG?ye kadar) ve 110 BG?lik bir dizel kullanıma sunuldu. Dizel motorun gücü çok kısa bir sonra 115 bG?e çıkartıldı. Bu sebeple 110 BG?lik JTD motorlu olan versiyonları Almanya?da bulmak çok nadirdir. Müşteriler 2 donanım seçeneği arasında seçim yapabiliyorları (Progression ve Distinctive). 2003 yılında ?Impression? donanım seviyesi ile 100 BG?lik baz dizel motor ürün gamını tamamlamış oldu.


2004  yılında ilk Facelift gerçekleşmiş oldu ki bunu farklı ön tasarım ve iç mekandaki iyileştirmelerden anlamak mümkün. Birkaç aylık süre boyunca arka bagajda krom bir çıta da yer almakta idi. Tabi sac giysinin altında da bir çok teknik iyileştirme yapıldı.


147?nin düşen satış rakamlarını durdurmak ve takipçisi 149?a (takribi 2009/10) kadar geçen süreyi uzatmak için ikinci kez bir düzenleme daha yapıldı. Teknik anlamda yapılan en güzel geliştirme 150 BG?lik dizel motora uygulanan ön aks diferansiyel kilit sistemi olan Q2?dir.



Güvenlik Donanımı
Tüm 147?ler ABS (EBD ile birlikte) ve 6 hava yastığına sahip (2 Ön, 2 Yan ve 2 Kafa). Yolcu hava yastığı, ters yönde konumlandırılan bebek kotluklarının koruması için kontak anaktarı ile deaktive edilebiliyor. Motorversiyonu ile model yılı değişikliklerine göre ASR (MSR ve EDS ile birlikte) ve ESP (Alfa?da VDC denmekte) bulunmakta. Gerçi iyi ayarlanmış yürüyen aksamı sebebi ile VDC çok fazla devreye girmemekte ve ihtiyaç da duyulmamakta (resmi bilgilendirmeye göre de VDC kapatılamamakta).
Her ne kadar yeteri kadar hava yastığı ile donatılmış olsa da çarpışma testlerinde 147 en fazla ortalama bir sonuca ulaşabilmekte. Buna sebep olarak önden çarpışmalarda az olan karoseri direncini gösterebiliriz. 2004 yılındaki facelift ile birlikte bu zayıflık, güçlendirilmiş bir alt yapı ile birlikte düzeltilmeye çalışılmıştır. Bu tarihten sonra yeni bir çarpışma testi yapılmadı, en azında her hangi bir sonuç açıklanmadı.

Motorlar
147 için 3 dört silindir ve 1 altı silindirli benzinli motor seçenek olarak sunuluyordu. Bunun yanında 1.9 JTD bir çok performans değeri ile sunulmuştur. Krank mili ile ekzantrik mil(leri) ile bağlantıyı TS, V6 ve JTD motorlarında bir triger kayışı sağlamakta. Tüm benzinli motorlar kolay devirlenen motorlar ve hepsi kendine has bir ses sahiptir.

1.6eco TS
5.600 d/d?de 105 BG ve 4.200 d/d?de 140 Nm tork sağlayan bu motor giriş seviye motoru olarak görev yapmakta. Motor?da silindir başına 4 subap ve çift ateşleme (?Twin Spark?) mevcuttur. Buji değişim periyodu, geleneksel normal buji kullanıldığı için 60.000 km?dir.

1.6 TS
?Eco? versiyonun aksine 120 BG ve (6200 d/d) 146 Nm (4200 d/d) tork değerleri sunan 1.6 litrelik motorda 8 adet platin buji (değişme periyodu 100.000 km) ve emme egzantriğine müdahale ederek alt devirlerde daha yüksek bir tork eğrisine imkan veren varyatör mevcuttur. Her iki motor arasındaki performans değerleri az olmakla birlikte 120 BG?lik devirlenmeye daha fazla istekli bir karakter sergilemekte.

2.0 TS
Bu motor 150 BG (6300 d/d) ve 181 Nm (3800 d/d) değerleri vermekte. Bu motorda da 8 platin buji ve bir varyatör kullanılmakta. Bunun haricinde motor da çalışma sakinliği bakımından olumlu etkisi olan iki dengeleme mili de bulunmakta. Küçük kardeşlerine nazanran daha yüksek bir hacme sahip olan bu motor, bariz şekilde daha iyi tepki vermekte ki bunu benzin istasyonlarını daha sık ziyaret ederek de yine belli etmekte. Dizel bir motor kullanmak istemeyip hızlı şekilde yol almak isteyenler için iyi bir seçim olabilir.

3.2 V6 ?GTA?
Efsanevi 3.2 litrelik Alfa-V6 (250 BG ve 306 Nm tork), 156?nın bagaj kapağını sihirli iç harf ile süsledikten 1 sene sonra 147?de de kullanılmaya başlandı. Son örnekler 2005 sonu ile Pomigliano d?Arco?yu terk etmiş oldular.
Performans değerleri harikuladedir, motor sesi ise ilahi bir melodi gibidir. Bu güzel tabloyu bozan tek şey, yüksek yakıt tüketimidir.
 



Dizelmotorlar
156?ya paralel olarak 147?ye de sadece Common-Rail (CR)-Diesel takıldı. Ancak 147?de sadece dört silindirli 1.910 ccm hacimli, yani 1.9 JTD. 2.487 ccm?lük beş silindirli dizel Alfa Romeo tarafından sunulmadı. Geçen yıllarla beraber CR-Teknolojisi performans, ses ve egzoz emisyonları konularında gittikçe iyileştirildi.

JTD-Unijet-Dizel
Önce 110, hemen sonra da 115 BG (4000 d/d) ve 275 Nm (2000 d/d) toek değerleri ile üretildi. Enjeksiyon basıncı 1.300 bar?dır. Bunun yanında ön ve ana püskürtme safahaları Motormanagement Bosch EDC 15?e entegre idi. Bu, ateşleme sesini azaltıp atık gaz kalitesini iyileştirmekte idi.
Turbo, değişken bir geometri?ye sahip olmakla beraber yine de 1.500 d/d?nin altında yeteri çekiş gücüne sahip değildi (ancak bu kadar düşük bir devir sayısı ile hiç kimse ortalarda dolaşmıyordur herhalde?).
Subaplar, ?Shims? denilen bir ayar mekanizması ile kontrol edilmektedir. Her 40.000 km?de bakımının yapılması gerekir.
2003 yılında programa alınan baz dizel motor 100 BG ve 200 Nm (2000 d/d) üretiyordu ve sadece ?Impression? donanımı ile kombine edilebiliyordu. Performans değerinin daha düşük olmasının nedeni farklı bir yazılımın ve sabit geometrili bir turbonun kullanılmış olması. Düşük performans değeri, düşük donanım ancak 115 BG?lik ile aynı bakım giderlerine sahip olduğu için, kullanılmış otomobil pazarında pek de büyük bir değeri yoktur.
100 BG?lik Multijet-Motor?un (Fiat Idea ve Lancia Musa?daki motorlar) kullanılması düşünülmedi ve zaten bu motor programdan kısa bir süre sonra çıkartıldı.
Almanya?da tüm Unijet-Dizel?ler ?Euro 3? normunu karşılıyordu.

JTD-Multijet-Dizel
147?de ilk kullanılmaya başlanan bu motor 2002?nın sonunda 140 BG güç ve 305 Nm tork üretiyordu. 2004?teki facelift ile birlikte güç 150 BG?ye çıktı, ancak tork değeri aynı kalmıştı. Bu motordaki değişiklikler 1.400 bar?a yükseltilmiş olan püskürtme basıncı, dört subap teknolijisi ve Bosch Motormanagements EDC16?nın kullanımından ibaretti.
Unijet-Dizel 1.1.2006?tan itibaren geçerli olan Euro 4 Normu?nu karşılayamadaığı ve sadece bir partikül filtresinin (kapalı sistem) eklenmesi de yeterli olmayacağı için, JTD 8V motoru JTD 8V?lik bir Multijet-Motor ile yer değiştirdi. Bu değişiklikle birlikte performans 120 BG (4000 d/d) ve tork da 280 Nm?ye (2000 d/d) yükselmiş oldu.
Multijet-Motorlar?daki subaplar hidrolik olarak kendinden ayarlı iken, 8V motorları yine Shims denilen mekanizma ile çalışıyordu.
Egzoz emisyon değerleri için aşağıdaki bilgileri verebiliriz;
2005 sonuna kadar üretilmiş olan modeller Euro 3 Normu?nu karşılarken, 2006 model yılı itibaren Euro 4 Normu?nu karşılamaya başladı. 2006 Mart ortasından itibaren opsiyonel olarak dizel partikül filtresi de sunulmaya başlandı. Çok kısa bir süre sonra partikül filtresi standart donanımda sunulmaya başlandı. Ancak baz donanım fiyatı da yükseltilmiş oldu.

Şanzıman
4 silindir motorlu benzinlilerin vites kutusu C510 üretim serisinden gelmekte ve farklı motor güçlerine göre farklı oranlara sahip idi. Debriyaj silindiri, şanzıman çanağının yakınına monte edilmişti.

V6 ve JTD motorlar C530 üretim serisinden gelmekte idi. Bu vites kutusunun özelliği dışarıda kalan debriyaj silindiri, geri vites tutuculu ve tam senkronize geri vites olarak sayılabilir.
GTA ile 140 BG?nin üzerinde güce sahip olan dizeller 6 ileri vitesli idi. Daha küçük dizellerde sadece 5 vites kullanılıyordu. 115, 140 ve 150 BG?lik JTD?lerde 1?den 5?e kadar vites oranları aynı idi. Sadece, eksik performansı eşitleyebilmek için 100 BG?lik versiyonun oranları biraz daha kısa idi.

Selespeed
2.0 TS isteğe bağlı olarak otomatik kullanılabilen bir vites kutusu ile de alınabiliyordu. Böyle bir kullanıma Alfa?da Selespeed deniyordu.
2004?ten 2005?e kadar opsiyon listesini ?Easyspeed? donanımı da zenginleştirmş oldu. Fonksiyonlar aynı ?Selespeed? gibi, ancak direksiyondan kumanda edilemiyordu.

Q2 (link)

Donanımlar
Genel olarak söylemek gerekirse donanımlar detaylarda her model yılı ile değişiklikler gösteriyordu. AB Ülkleri?nden ithalatı yapılan (Almanya?ya ithal edilen) modellerde de farklı donanım seçenekeri ile karşılaşılabiliyor. Bu nedenle aşağıda açıklaması yapılan donanımlardaki tüm detaylara çok dikkat etmemek gerek. Fiyat listeleri daha fazla yardımcı olabilecektir.

Impression
2003 için birkaç motor versiyonunda kullanıldı (TS eco, jtd 100 ve 115). Çok ilginç; klima ve radyo?nun ekstra ödenmesi gerekiyor. Ekstra donanımlarının çok pahallı olması ve bu donanımları eklediğinizde bir üst donanım seçeneğinden daha pahallıya gelmesi sebebi ile çok tercih edilmedi. JTD?de tavsiye edilecek bir opsiyon olan ekstra ısıtıya da ek bir meblağ ödemeniz gerekiyordu.

Progression
Bugün bir erkek/bayan sürücünün isteyebileceği her şey mevcut idi. Bu donanım içersinde bir klima ve Radyo-Kasetçalar?ı sayabiliriz. Seri 3 ile birlikte Kasetçalar?ın yerini bir Radyo-CD Çalar aldı.

Distinctive
Seri 1 ve 2?de ne ekstra ödeme ne de ?cazibenizi? kullanarak sahip olabileceğiniz çift bölge kontrollü klimaya sahip lüks versiyondur. ?Progression? donanımlarına ek olarak ön koltuk orta kol dayaması, Radyo-CD, alüminyum jant?lar, deri direksiyon ve seri 1 ile 3?teki cruise control sayılabilir. 2.0TS?de ?Distinctive? standart. Serie 1 2.0 TS?lerde Bose-Sound-System standart idi. Show-Room?lardaki test araçları genelde oldukça yüksek bir donanıma sahip oluyorlardı.

Özel Modeller / Özel Donanım Paket?leri

Serie 1:
Shape
Distinctive donanımı baz alınan bu paket, ?Shape? (bayanlar için yayınlanan bir ?Fitness-Magazin? dergisi) ile ortak çalışma sonucunda çıkartıldı. Bu donanım paketinin özelliği sadece Luce di Amalfi renginde olması, bej deri döşeme ve cam açılır tavana sahip olmasıdır. Sadece 1.6TS eco motor seçeneği ile sunuluyordu.

Edizione Cup
Almanya?da performans değerleri arttırılmış 1.9 JTD ile tanıtılan 147 Cup, Alfa Romeo?nın JTD modellerinde (8V ve 16V) kullanılan sportif bir donanım paketi idi. Baz model olarak 3 kapılı Progression kullanılıyordu. Bu modele tavan spoyleri, 17? jantlar, siyah zeminli ön farlar ve direksiyondan kumanda edilebilen Radyo-CD ek donanım olarak bulunuyordu.
Tercih edilebilecek renkler Alfa kırmızısı ve Luxor siyahı idi.

TI
Aslında TI ek bir Özel Donanım seçeneği olmaktan çok, 3 kapılı versiyonlar için başlı başına bir donanım paketi olarak görülebilir. Çünkü TI paketi tüm motor seçenekleri ve Progression ile Distinctive donanımları ile kombine edilebiliyordu. TI?da aşağıdaki gibi ek özellikler bulunuyordu;
7J x17" ebatlarıda hafif alaşım jantlar ile beraber 215/45 lastikler, tavan spoyleri, özel fren balataları, bahajda TI logosu, bagajda motor hacmi tanıtım logosunun iptali, siyah zeminli ön farlar, kırmızı dikişli siyah deri spor koltuklar, deri direksiyon ve vites topuzu, koyu gri direksiyon radyo kumandaları, arkada 3. kafalık ve 3 nokta emniyet kemeri, arkada kol dayama, bagajda sabitleme ağı, TI yazılı alüminyum kapı eşikleri, siyah tavan, kapı, yan döşeme ve güneşlikler, siyah ön konsol, siyah zeminli kırmızı aydınlatmalı göstergeler, TI logolu siyah paspaslar.

Serie 2:
Eleganza
5 kapılı ?Progression? modelini baz alan bu donanım 2.0TS için sunulmuyordu. ?Eleganza??da 15? hafif alaşım jantlar ?Elegant?, CD-Radyo, metalik boya, Konfor-Paketi ve Alfatex döşeme sunuluyordu.

Sportiva
3 ve 5 kapılı tiplerinde ?Progression? baz alınan bu özel donanım, bu sebeple 2.0 TS için sunulmuyordu. Bu paket 17? hafif alaşım jantlar ?Sportspeiche II?, spor süspansiyon (4mm ile 14 mm arasında daha alçak), CD-Radyo,metalik boya ve sportif siyah döşemeli koltuklar ile sunuluyordu.

Linea Nera
Bu modelde mat siyah boyalı tavan, spor süspansiyon, tavan spoyler ve krom egzoz ucundan ibaret. Bu paket tüm motorlar (2.0 TS haricinde) ve donanım paketleri Progression veya Distinctive ile kombine edilebilir.

Serie 3:
Sportiva
Progression-Linie hafif alaşım jantlar, spor süspansiyon, metalik boya, tavan spoyleri ve özel koltuk döşemeleri ile zenginleştiriliyordu.

Collezione
Çift renkli ön konsol ile koltuk kılıfları ve hafif alaşım jantlar ile tanınıyordu.

BlackLine
?Linea Nera? ile aynı

Q2
16V JTD Distinctive?e ek olarak kilitli diferansiyel ve bir çok optik eklenti ile sunuluyordu.
Bakınız

En önemli ek aksesuarlara bir bakış
Alarm Sistemi = Hırsızlık Alarmı:
İç koruma ve çekici koruması sağlamakta. Anahtar ile açma/kapamada çıkan siren tonundan anlaşılabiliyor (Examiner ile deaktive edilebiliyor). Çok da gerekli bir opsiyon değil çünkü uzaktan kumanda ile bagajı açmak istediğinizde önce kapıları açmanız gerekmekte.

Xenon-Farlar:
Kompakt sınıfta Xenon farlar aslında çok pahallı bir ek donanım olması sebebi ile pek bulunmamakta. Ayrıca konvansiyonel Alfa 147 farları ile Xenon?un aydınlatması arasında çok büyük bir fark yok.

Metalk-Boya:
İki çeşidi sunulmkta idi; ?Normal? metalik boya veya ışığın vurma açısına göre renk değiştiren metalik boya (?Azzuro Nuvola? veya GTA ?Nuvola Beyaz? ). 2. çeşit için 1.700 ??luk ek bir ücret talep edildiğinden bu 147?de çok fazla örneğine rastlanmamakta.


Deri Döşeme:
Deri?ler iyi bir kaliteye sahip olmakla birlikte koyla temizlenebilme özelliğine de sahipler. Koltuklar?ın formu kumaş koltuklar ile aynı.

Deri-Spor Koltuklar:
Farklı renklerdeki sportif tasarımlı koltukların çok iyi bir yanal tutuş özelliği vardır. Ancak seçim yapmadan önce mutlaka koltuklarda bir deneme yapmanız gerekmektedir, çünkü kalçalarınızı tam kavrayamayabilir.

Kış Paketi:
Isıtmalı koltuklar, ısıtmalı ön cam su püskürtmesi ve koku ile yağmur sensöründen oluşmakta. Aslında bunlar pek de gerekli olmayan ancak bulunmasında zararı olmayan donanımlardır. Bunlar tamamen zevk ve para ile ilgili konulardır.

Bose-Sound-System:
Facelift?e kadar tüm 2.0 TS modellerinde sunuluyordu ve diğer modellerde de ekstra donanım olarak alınabiliyordu. Uzman?lar ses kalitesi konusunda devaml ı tartışma halinde idiler. Bir kısım memnun iken (görüntü olarak da) bir kısım yükselticinin zayıf olmasını, düşük frekans hoparlörleri ile yüksek frekans hoparlölerinin aynı yerde olmasın eleştiriyorlardı (Coax-System). Bose logolu yüksek frekanslı hoparlör kapaklarının altı boş idi.


Connect Nav/ Connect Nav(+):
Fabrika çıkışında iki çeşit navigasyon sistemi bulunuyordu. Birincisi Connect Nav ve diğeri  Connect Nav(+). Connect Nav?da kart gösterimi monochrom yani tek renkli oluyorken, Nav(+)?da kart gösterimi renkli oluyordu, ses ile komut edilebiliyor ve ses komutu eklenebiliyordu. mp3 sadece Connect Nav çalabiliyordu.
Bu sisemşn kullanımı biraz karmaşık ve rota hesaplaması yavaş gerçekleşmekte. Ancak görsel olarak ve telefon kullanımı çok tatmin edici düzeyde. Ancak 2300 veya 2600??luk fiyata karşılık bu özellikler çok yetersiz kalmakta. Mobil navigasyon cihazları çok daha uygun iken daha iyi bir performans veriyorlar.



Kaset-/ CD-Radio / mp3?lü CD-Radio mit mp3:
Fabrika çıkışı kullanılan radyolar Blaupunkt üretimi idi. Ancak kalite olarak çok fazla tatmin edemiyorlardı, çünkü Alfa Romeo (muhtemelen maliyet sebebi ile) en alt OEM kalitesine sahip modelleri sipariş ediyordu.

CD-Çalar:
Fabrika çıkışı sadece 10?lu CD Değiştirici sunuluyordu, Blaupunkt CDC-A08 modeli idi.

Hafifalaşım Jantlar:
Alfa Romeo?nun ve Alfa Romeo için aksesuar üreten firmaların ürettiği jantlar çok fazla olduğu için bu konu gereksiz yere uzayacağından, burada sadece dört silindirlilerin standart jantları veriliyor.

Jant ? Göbek Derinliği (ET) mm ? Lastik Ebatı
6Jx15 - 37,5 mm - 185/65R15 88H
6,5Jx15 - 41,5 mm - 195/60R15 88V
6,5Jx16 - 41,5 mm - 205/55R16 91W
7Jx17 - 40,5 mm - 215/45R17 87W

Dikkat edilmesi gereken hususlar ve Zayıf Noktalar
Az kilometre yapmış ancak servis kayıtları olmayan bir araçtan ziyada çok kilometre yapmış ancak servis defteri tam olan bir aracı tercih etmek daha akıl karı olacaktır.
Planlanmış servis periyodu ya bir sene içerisnde ya da 20.000 km?de bir olmalıdır. Bu Dizel veya benzinli için fark etmemekte. Bu bakımlarda tüm filtrelerin değişimi gerçekleştiği gibi motor yağı da değişmekte.
Kilometre durumuna bağlı olarak fren hidroloğinin, bujilerin ve triger takımının da değişimleri gerçekleşmekte. Bakım yapılırken dikkat edilmesi gereken durum, mesela triger takımı değişimi ile debriyaj değişimin aynı zamana denk getirilmemesini sağlamak. Çünkü işçilik ve tamir süresi gereği bu masraflar çok pahallıya patlar. Araç görmeye gidildiğinde mutlaka bir deneme sürüşü yapılmalı ve eğer mümkün ise bir lifte kaldırılıp altı da kontrol edilmeli. Sadece yeni cilanlanmış ve parlatılmış boyayı kontrol etmek yeterli olmayacaktır.

Karoseri:
Audi benzeri dar karoseri birleşim yerleri ve şasi rijitliğini beklememek gerek, ancak yinde işçilik oldukça tatminkar düzeyde. Farklı sac parçaları arasında dengesizlik bulunmamakta, ancak ön farların çeresinde göze batan boşluklar oalbiliyor. Pas, pas koruması yapılmış ve sac ve saşi boşluklarında oluşmamakta. Ancak yürüyen aksam ve ve bazı sac parçaların kenarlarında ciddi olmayan pas izlerine rastlanabiliyor. Bu pas izleri görsel olarak rahatsız edici olsa da fonksiyonel anlamda hiçbir sorun yaratmamakta.
Boya kalitesi her zaman tam kaliteli değil, bazı yerlerde ?portakal kabuğu? izlerine ve damlamalara rastlamak mümkün. Ayırca boya çok yumuşak ve motor kaputu ile Scudetto?nun etrafında sık taş izlerine rastlamak mümkün.
Bir çok 147?de ön tamponun altındaki siyah spoyler bulunmamakta. Çünkü bunlar mutlaka yüksek kaldırım, engel ve saire sebeplerden dolayı kopmaktalar. Ancak bunun ne görsel olarak ne de sürüşe bir etkisi yoktur.

Motor/Yürüyen Aksam/Egzoz Emisyonu:
Genel olarak söylemek gerekirse, eğer önceki sahipleri bakımlarını iyi yapmışlarsa hem motor hem de yan elemanları oldukça problemsiz çalışmaktalar.
Özellikle alçaklaştırılmış araçlarda alt motor korumasının plastik olması nedeni ile bu parça ya kopmuş ve aşağı sarkmış durumda, ya parça parça ya da hiç yok. Ancak bu parçanın yine de bulunması gerekir, böylelikle motor (elektrik aksam) hem çamur/pislik hem de sudan korunmuş olacak. Plastik parçanın yerine alüminyum bir korumanın kullanılması, daha kompakt yapısı sebebi ile aracın yer ile mesafenin az da olsa artmasına sebep olacaktır.
Hem TS?de hem de JTD?de vites zamanla sertleşmeye başlayacaktır. Buna sebep olan vites yönlendirmesini sağlayan mekanizmanın ağırlaşmasından kaynaklanmakta. Çare olarak bu parçanın sökülmesi ve yağlanması her şeyi düzeltecektir.
Eğer gittiğiniz servisin yeteri tecrübesi ve kabiliyeti yoksa, alacağınız bir Selespeed 147 size çok masraf açabilecektir. Bir çok yetkili servis bu hassas şanzımanın (hareket etmede yaşanan titreme ve viteslerin atlanması).
Egzoz sistemi, özellikle de son susturucu (kısaca ?ekmek kutusu? da diyebiliriz) çürümeye/paslanmaya çok müsait. Seri üretim boyunca bu parça bir çok kez revizyondan geçti.  
Bu sebeple kullanılmış araç alacak olanların oldukça pahallı olan orijinal egzozları alacaklarına, özellikle daha kaliteli olan sportif son susturucuları tercih etmesi daha mantıklı olacaktır.
Belli devirlerde gelen şırıltı benzeri bir ses duyuyorsanz, bu manifoldun üzerinde bulunan koruma sacının yırtılmış olmasından kaynaklanıyordur. Özellikle 1.6 TS?ler bundan muzdarip. Üretim boyunca bu parçanın bağlantıları iyileştirilip değiştirildi.

TS:
Bu motorların aşil tendonu diye tabir edebileceğimiz en zayıf noktası, kullanıcının bilinçsizliği haricinde, triger kayışıdır. Eğer triger seti, triger kayışı, V kayşı gibi devamlı hareket halinde olan bu parçanın bakımı/değişimi aksatılırsa, bunların kopması sonucunda subaplar ile pistonlar birbirine çarpacaktır. Bunun sonucu motorun tamamen bitmesi anlamına gelecektir. Bu arızanın tamiratının en uygun masrafı aşağı yukarı 1500? (Almaya fiyatı) olacaktır. Meydana gelen bir çok arızanın ve kazanılan tecrübenin üzerine Alfa Romeo resmi olarak bu parçanın değiştirilme periyodunu 60.000 km veya 4 yıl ile belirlemiş oldu (Service-Haberi No. 100706). Buna göre diğer hiçbir bilginin, özellikle Kullanım Klavuzu?nda yazanların, geçerliliği kalmamış oldu. 147 alırken bu parçanın değişklikliğinin yapılıp yapılmadığına dikkat edin, eğer değiştirilmedi ise bunu fiyat pazarlığında kullanın.
Dikkat edilmesi gereken başka bir husus ise motor yağının devamlı kontrol edilmesidir, çünkü dikkatsiz kullanımlarda motor 1000 km?de 1 litreden bile fazla yağ harcayabilir. (yağ çubuğunda Min ile Max arasında 1 litre oynar). Maalesef TS motorlarının yağ gösterge seviyesi yoktur. Eksik Yağ Miktarı göstergesi var, ancak bu uyarı ışığı yandığında çok kalınmış olabilir.
Bunun haricinde motorun strok buyunun uzun mesafeli olması sebebi ile yüksek yağ hararetleri oluşmakta. Devamlı olarak yüksek devirli kullanım tercih edildiğinde, bu kullanıma uygun bir motor yağının ve bir yağ soğutucusunun kullanılması tavsiye edilir. Bu ?sportif? kullanım tarzı için tavsiye edilen yağ 10w60 iken, normal kullanıcılara 10w-40 yeterli gelecektir.
Isınmış bir motorda çalışma sesi dizel motorlar ile benzerlik gösteriyorsa, varyatörün bozulmuş olduğu anlamına gelir, yani varyatörün içindeki yaylar artık görevini tamamlamıştır. Alfa Romeo?dan yeni bir varyatör temin edilebildiği gibi tamir setleri de temin edilebiliyor.
Motor elektroniği, görevini yapmayı bırakan debimetre ve kirlenen gaz kelebeği haricinde sorunsuz.

JTD:
JTD motorlar genel olarak problemsizlikleri ile boy göstermekteler.
Uzun bir motor ömrü ve pahallı parçaların değişiminden krounmak için bu motorlarda da bakıma büyük önem vermek gerekir. Bu, 8V motorlarda subap ayarlarının düzenli olarak yapılması ve yakıt filtresinin değiştirlmesi gerekliliğini getirmekte.
Devirlenmeye istekli olmaları olması sebebi ile sürücünü hızlı kullanıma teşvik eden JTD motorlarını, bu hızlı kullanımdan sonra stop etmeden önce motora belli bir dinlenme faslı tanımak gerekmekte. Aksi takdirde turbonun değişim maliyeti işçilik ücreti ile birlikte 1200? (Almanya fiyatı) tutmakta.
Bu motorlarda da triger kayışı çok önem taşımakta ve fabrika tarafından 120.000 km değişim periyodu verilmiş olmasına rağmen, 100.000 km?de takım olarak değiştirilmesi tavisiye edilir.
Eğer motorda performans eksikliği hissediliyorsa buna ilk sebep debimetre olabilir. Bu sık alınmaya müsait yedek parça yıllar içerisinde geliştirilip, yedek parça fiyatı da düşmüş oldu.
Diğer sorun olabilecek bir konu da aşırı basıncın, basınç değerinin düşmesidir. Buna sebep olarak Mader (tükçesini bilmiyorum, sıçana benzeyen bir hayvan) ısırmasını veya turbo ile intercooler arasında olan bir hortumu aşındıran bir vidadan kaynaklanmakta. Zamanla bu malzemelerin kalitesi arttırılmış oldu.
Krank miline bağlı olan rölanti sensörünün arızasına da sık rastlanabiliyor. Bu arıza karşımıza özellikle 2003-2004 modellerde sık sık çıkmakta.
Debriyaj, dizel motorların yüksek torkuna çok fazla dayanmamakta, özellikle 16V?lerde. Buna bir de şehir içi kullanımı, kullanıcı veya chip tuning faktörleri girince debriyaj ömrü 50.000 km gibi mesafelerde tükenebiliyor. Eğer bu faktörler varsa, 800? (yedek parça + işçilik ücreti) gibi maliyeti göz önüne almanız gerekecektir.
Motor kulakları çok dayanıklı değiller, bu sebeple içeride motorun çalışması esnasında hoşa gitmeyen vibrasyonlar hissedilir.
Enjeksiyon sistemi kaçak yapıp yakıt kaybına sebep olabilir. İç mekana hava sağlyana açıklık, hemen bu enjeksşyon sisteminin üstünde yer aldığı için, olası bir kaçak hemen fark edilebiliyor. Bu malzemenin arızasının giderilmesi çok pahallı değil (100? altında). Ancak arızalı enjektörlerin, ki çok kilometre yapmış veya chip tuningli motorlarda daha fazla karşımıza çıkmakta, fiyatı tane başına daha yüksek olmakta (tanesi 250?).
Toparlamak gerekirse, JTD motorları genel olarak çok sağlam bir izlenim bırakırken turbo ve enjektör gibi parçalarda maliyetler yüksek olabilmekte.

Frenler:
Fren pedali hissi çok iyi olmasa da fren performansı rakiplerine göre iyi sayılabilir ve onlarla baş edebilecek düzeyde. Ancak bu tip sportif bir araç kullananan hızlı sürücüler yine de daha iyisini beklemekteler.
11/01?e kadar üretilmiş Eco Modelleri?nde önde normal diskler kullanılmaktadır. Bunun yanında içten havalandırmalı ön disklerin kaltesi pek iyi değil. Özellikle otoyol kullanımında yapılan sert frenlemeler sonucunda diskler hasar görebilyorlar. Bu tip hasarlar yapılan frenlemeler esnasında direksiyondaki veya fren pedalındaki vibrasyonlardan anlaşılabiliyor.
147?lerin arka diskleri, aracın arka ağırlığı hafif geldiği için çok durumda kullanılmakta ve bu da zamanla bunların sıkılaşmasına sebep olabilmekte Özellikle yavaş kullanılan modeller bundan etkilenmekteler.

Yürüyen Aksam:
147?nin yürüyen aksamı aslında 156?nın geliştirilmiş bir versiyonu olduğu için, kompakt sınıfta orta sınıf konforunu sunuyor diyebiliriz. Kompakt sınıfın aksine arka aks yapısı çok kollu elemanlardan meydana gelmekte. İyi bir amortisör ile desteklenen suspansiyon sistemi doğru ve direkt yönlendirmelere imkan verdiği gibi ESP (Alfa?da VDC) olmadan da çok çok iyi yol tutuş özellikleri sunmakta. Sınır değerlerde herhangi bir sürpriz ile karşılaşma olaslığınız düşük iken, araç çok uzun süre nötr kalabilmekte ve sadece hafif bir önden kayma eğilimi göstermekte.
Ancak bu işte mutlaka bir bit yeniği olmalı. Bu da ön ve arka aksların normalden biraz daha çabuk aşınması olarak sayılabilir.
Ön aksta üst salıncakların ve bağlantı kollarının plastik yuvaları çabuk aşınmakta. Alt salıncaklar ile stabiliztörlerin bağlantı noktaları da aşınan elemenlar arasında gösterilebilir. Bu elemanları yağlamak veya başka önlemler herhangi bir işe yaramamakta, parçaların değiştirilmesi gerekmekte. Bir deneme sürüşünde herhangi bir gıcırtı veya tıkırtının keyfinizi kaçırmasına izin vermeyin. Tabi en iyisi yine bir lifte kaldırıp kontrol ettirmektir. Bu parçaların değişimleri de zaten çok kolay olmakta.
Arka aksta özellikle çapraz bağlantının yuvaları ve salıncaklar aşınmakta. Yuvalar Alfa Romeo?da ucuz bir fiyata satılırken, çapraz bağlantıların değişimi pahallı olabilmekte. Arka stabilazatörler de aşınan parçalar arasında olabilmekte.
Ön aksın aksine arka aksa da değişim çok daha kolay ve basit gerçekleşmekte.

Güvenlik Sistemeleri:
Kirlenmiş teker sensörü bağlantıları haricinde elektronik ABS/VDC?de ve mekanşk unsurlarda pek fazla sorun ile karşılaşılmamakta. Ancak bu sorunzusluk hava yastıkları için geçerli değildir. Hava yastığı göstergesi oladık zamanlarda yanabilimekte. Bunun için ya hata kodunu sildirmek gerekmekte ya da bağlantı soketlerinin çok sıkı bağlanması gerekmekte. Genellikle ön koltukların altındaki soketler etkilenmekte.

Elektrik:
Elektrik tesisatındaki anlık yüksek gerilimler ampullerin yanmasına sebebiyet verebilmekte. Bunun yanında, aracı aldıktan sonra isteyenmeyen sürprizlerle karşılaşmamak için tüm elektrik tesisatının gözden geçirilmesi tavsiye edilir. Koltuk ısıtmaları, (düğme arızası), arka silecek (içeri su girmesi) ve yeni durumda bile görevini yapmakta zaman zaman zorlanan elektrikli cam düğmelerini kontrol etmekte fayda var. Merkezi elektrik sistemini de kontrol etmekte fayda var. Kimi zaman elektrikli  donanımlar, kendi kendine görev yapmaya başlayabilirler. Bunun sebebi ön camdan içeriye su sızmasını sayabiliriz. Daha fabrika çıkışında bile bazı modeller içeri su alma özelliğine sahip olduğu için, özellikle sigorta kutusunun etrafını kontrol etmekte ve su izlerini izlemekte fayda var.

İç Mekan ve Konfor:
İyi bir işçiliğe sahip olan koltukların arızalı olabilecek ısıtmaları yanında bir zayıf noktası daha var. Yükseklik ayarı; aracı almadan önce yüseklik ayarının düzgün çalışıp çalışmadığını ve en üst seviyeye gelip gelmediğini kontrol etmekte fayda var.
Silecek sistemi de araç sahiplerini kızdırabilmekte. 2002 yılından itibaren yeni pompa ve püskürtücüler kullanıldı.
Belli bir yaştan sonra kapı tutucuları arızalanabiliyor. Değişimi ise çokk pahallı değil. Zaman içerisinde yine Alfa Romeo tarafından iyileştirmeler yapıldı.

Sonuç
Alfa 147 optik olarak çok attraktif olmakla beraber, teknik anlamda da çok güveilir bir araçtır ancak yine de ufak problemleri ile sahibini sinirlendirebilmekte. Tabi bu sinirlerin gerilmesinde işini tam olarak yapmayan servislerin de payı yok değil.
Ancak 147 (veya 156 ile GT) alacak olanların bu uzun yazıyı okuduktan korkmasına gerek yok. Burada amaçlanan, zayıf noktaları baştan göstererek sonradan üzülmeyi engellemektir. Bu kesinlikle aracın her tarafının arızlı olduğu anlamına gelmez. Aracı almadan önce belli başlı noktalara yapılacak olan gözlemler, sonrdan çıkacak masrafları engellecektir.
« Son Düzenleme: 15 Mart 2009, 00:09:39 Gönderen: agucba »

///////////////

 

GoogleTagged